Hadi gidelim kardeşim...
Makaraların kül denizinde boğulmadığı, ateşin sevenlere sakin ve serin olduğu diyara gidelim. Tellerin şehvet pazarının tınılarını dillendirmediği, bir ekmek ikiden az bölündüğünde boğazdan geçmediği sofraya gidelim. Suretlerin çelik kapılardan olmadığı, tebessümün bir taç gibi gururla takıldığı memlekete gidelim. Kumdan riya kalelerinin inşa edilmediği, mavi kuşların ve benekli atların rüzgarla oynadığı iklime gidelim. Bakışların hançer gibi sinelere saplanmadığı, hayanın simalara renk verdiği topluma gidelim. Çürümüş zihinlerin meydanlarda gövde gösterisi yapmadığı, ''ah'' edecek derdi olmayanın yoksul sayıldığı ülkeye gidelim. Karton ahlakların üretilmediği, yüreğinde çocukların gülüştüğü devre gidelim. Tevazunun enayilik olarak görülmediği, edebin her eve zimmetli olduğu mahalleye gidelim.
Gidelim kardeşim, bizi biz yapanın ne olduğunu çok iyi bildiğimize gidelim.
Hadi gidelim, tüm ömrümüzce beklediğimiz o huzur anına gidelim.
Kardeşim gidelim, bizi bekleyene gidelim.
Hadi kardeşim ver elini yüreğine de sana o yüreği verene gidelim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder