8 Aralık 2018 Cumartesi

Her Şeyi De Anlayamazsınız Ki ...

Tekrar başla... Aynı Güneş, sadece biraz daha yaşlı. Aynı Ay, sadece şu sıralar Burhaniye Metrobüs Durağı muamelesi görüyor. Ve bu sebepten her gün biraz daha ölüyor. Ölü günler doğuyor,  solda çürüyordu uzun zamandır; şimdi ise sağda çürüyor. İhtişam aptallığımızı bürüyor. Aptalca bir ihtişam oluveriyoruz ve her boş bulduğumuz yer bir mayın döşüyoruz. Üşüyoruz havalar bir öyle bir böyle, öyle yada böyle bir şekilde havadar kalabiliyoruz, şahitler topluyoruz. İri kafalı siyah gözlü şahitler... "Yeter bu kadar!" dediğimizde değil "Yeter, bu kader!" dediğimizde de değil, "Yeter, bu, keder!" dediğimizde hiç değil... Kadar. Kader. Keder.  Kader keder kadar. Keder kadar kader. 


4 Aralık 2018 Salı

İYİLİK YAP KAFAMA AT

Dante Alighieri - 13. yy’da yaşamış İtalyan şair - İlahi Komedya adlı eserinde; “ Cehennem’e giden yollar iyi niyet taşları ile döşenmiştir.” demiş.

Nasıl yani? Cehennem ve iyi niyet mi? 
Ameller niyetlere göreydi hani? İyilik nasıl cehenneme yol olabiliyor? Ne oluyor lan!!

Sakin ol, anlatacağım yada anlattığımı sanacağım.
Didi Didi didinip, cümleleri bir bir sıralayacağım.
Birdir birler ite kaka hurafeleri omuzlarından yuvarlayacağım.
Vara vara bir köy kuyuya vardığıma yanıp
40 akıllı çıkarsın diye Deliye atması için
Bir dolu taştan Davut Heykeli oyacağım.
İçine badem koyacağım.
Bir bakacağım son durak,
biraz uyukalmışım.
İçim geçmiş, seçim bitmiş.
İş işten geçmiş, atı alan avradına silah biçmiş
Hiçmiş, bir gelmiş bir gitmiş.
Şişmiş karınlar ata ata içine ateş atmış.
Dalga boyu dağı aşmış ve deniz yutmuş
Ve Deve susmuş! Avuç konuşmuş!
Ve sorulmuş;
''Seccade sanıp kaç kalbe kafa attın?
Kıyamda durup kaç amelin önünü  kestin?
Rukü diye kaç kere nefsine boyun eğdin?''
Vesselam...

Hani halk arasında bir laf vardır, "ulan ağzınla iç şu mereti" diye, işte onun bir benzerini dile getireceğim ben de.

Ulan aklınızla yapın şu mereti!

Nedir o meret?  İyilik, efendim. İyilik.

Bir türlü beceremediğimiz, kime, neden, nasıl yaptığımızı bir türlü kavrayamadığımız; sadece elimize yüzümüze değil, şu an yazamayacağım nadide organımıza bulaştırdığımız "İYİLİK".

Bu sefer lafı uzatmayacağım.

Bak Müslüman, karşındaki insanı, zora sokacak, kalbini kıracak, onu dolaylı dahi olsa incitecek, onun gururuna, şerefine, hassasiyetine zerre miktar halel getirecek bir şekilde İYİLİK YAPMAN HARAMDIR!

İYİLİK HARAMDIR! Nasıl dikkatini çekti değil mi?

Allah amelin ile büyüklenir, yaptığını yeterli görür, iyiliği başa kakarsan eğer, yaptığın her şeyin boşa gideceğini söylüyor! Bilirsin Müslüman Allah lafını sakınmaz! Bilirsin değil mi?

"Ya şimdi ben bunu söylersem kalbi kırılır ya!" demez!

Allah dünyalığı doğruyu söylemeye tercih edenleri, dünya ile baş başa bırakır.

Allah kendisinden başka birinden korkulmasını kabul etmez!

Anladın değil mi Müslüman?

Büyük ihtimalle şu an üzerine alınmıyorsun ama merak etme ahirette öyle güzel üzerine alacaksın ki...

İyilik timsali, sevap canavarı, herkesi yargılayan, ahkam kesen ama burnundan abdestsiz kıl aldırmayan Müslüman...

Senin kendi kendine, "Ulan ne hayır işledim be!" dediğin o şemsiye yanlış zamanda açılmasın dikkat et!

Düşün Müslüman, düşün! Ben bunları nasıl bir acı ile yazıyorum bir düşün!

Düşün bakalım benim gönlümü bu kadar darlattığın o "iyi niyet" seni ahirette hangi kapıya vardıracak!

Ah be Müslüman Ah!

''....Allah akletmeyenlerin üzerine pislik yağdırır." Yunus 100

"Size verilen şeyler dünya hayatının geçim vasıtası ve süsüdür. Allah katında olanlar ise daha iyi ve devamlıdır. Akıl etmez misiniz?'' Kasas 60













CILIK CİLİK PATLADI !!!

Allah'ın Selamı, Rahmeti, Bereketi Üzerinize Olsun...

Direkt dalıyorum...

Irkçılık yaptığı için ''Beyaz'' ları suçlamakta ırkçılık değil mi? Bir birey, bir ırka, diğer tüm ırklara nasıl davranılacağı imtiyazını verdiğinde o bireyi ırkçılık ile suçlayabiliriz. Ama bu suçlama sadece o suçu işleyen birey için ve aynı suçu işlemeye devam ettiği süre içerinde yapılabilir.

Bir birey kendini dünyadaki tüm canlılardan üstün görürse, bununla ilgili herhangi bir suçlama yapılamaz. Çünkü temelde, herkes kendini diğer canlılardan üstün görür. Sadece bazı kişilerin üstünlük alanı diğerlerine göre daha dar yada daha geniş olabilir.

En "doğasever" kişi bile yazın kulağında vızıldayan sivrisinek ile M.Gandi'den alıntı yaparak uzlaşmaya çalışmaz. O sivrisineği EZER! Çünkü, O kişinin UYKUSU(rahatı, sağlığı) , sivrisineğin YAŞAMINDAN(beslenmesinden, üremesinden) ÜSTÜNDÜR!

Ama sivrisineklerde "Sıtma Hastalığı" var! - Pardon ama eğer Bağcılar'da yaşıyorsanız, sıtmadan daha büyük dertleriniz var demektir....

Herkes bir şekilde kendi üstünlüğü için bir başkasını EZER! Koyunları çıplak bırakır, ağaçları keser, gölleri kurutur, hayvanları esir eder, bitkileri öldürür, garsona kendi bokundan daha değersiz davranır.  ''Ama herkes EZER sevdiğini...'' - 

''Herkes Öldürür Sevdiğini'' isimli şiir Oscar Wilde'nindir, Ramiz Karaeski'nin değil...

Yani, üstün olduğunu düşünmek suç değil. Aksine ''ırkçılığa karşı'' olan tüm ırklar, kendi ırklarının da üstün olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar. (WTF??)

''Tüm Dünya Bizi Kıskanıyor!'' (Who The F*ck Are You, Again?)

"Tüm İnsanlar Eşittir!" (Why be like that?!)

"Farklılıklar İçin Değil, Aynılıklar İçin Savaş!" (Do you like uniformity? So, why do you want change? )

Irklar farklıdır! Beyaz tenliler, Siyah tenlilerden üstündür! Siyah tenliler, Beyaz tenlilerden üstündür! Sarı, Kızıl, Kahverengi, Mor, Turuncu hepsi birbirinden üstündür!

Ayrıca hiç tüm renkleri eşit miktarda karıştırmayı denediniz mi? Çok affedersiniz ama iğrenç bir balçık gibi sapa saçma bir renk çıkıyor ortaya!

Bundan 1000 sene önce Sarı Irk Hakimdi!
Ondan 1000 sene önce Kahverengi Irk Hakimdi!
Ondan 1000 sene önce Siyah Irk Hakimdi!

So, What the f-cking problem?!

Neden tüm dünya emekli apartman yöneticisi duygusuyla hareket ediyor ki?!! 

- Benim zamanımda çok uğraştım, dış kapı aydınlatması için ama...
- Benim dönemimde bahçede bir tane izmarit göremezdin!
- Bu apartmana yalıtımı ilk ben getirdim ya!

Irkçılığa karşı olmak, ırkların birbirlerine karşı üstün olmadığını düşünmek değildir! Herkes kendi ırkını diğer ırklardan daha fazla sever, onların hatalarını daha anlayışla karşılar. Irkçılığa karşı olmadaki paradoks; kendi ırkını daha üstün görmesen, diğerlerinin ezildiğini düşünmezsin!

 - 10 DAKİKA DÜŞÜNCE ARASI  - 





-- SON CÜMLEYİ TAM ANLADIĞINDAN EMİN OLMADAN DEVAM ETME --






--- BEN UYARDIM ---







---- SONRA FALAN FİLAN OLMASIN ----


Hiçbir kuş, kendi türü yerine solucanı savunmaz!

( Eğer ki, sende ırkçılık olmadığına inanıyorsan bir test et kendini! Kim kuş, kim solucan? )

Gerçekten, ırkçı olmadığına halen eminsen, çocuğunun, kardeşinin, annenin, babanın, arkadaşının senin ırkından olmayan biri ile beraber olduğunu düşün, beraber yemek yediğinizi vs. düşün bakalım.

Herkes bir şekilde ırkçıdır ve bunda kötü olan / yanlış olan bir şey yok! Düşünce ve hisler böyle olmak zorunda! Bunun ırk ile alakası yok, farklı takımlılar, engelliler, tarzın olmayan müziği dinleyenler, aşık olduğun dizi oyuncusundan nefret edenler, ''O filmi hala izlememiş olanlar'' hepsi birer üstünlük ve ezme sebebidir. Bir kişiye, hayran olduğun şarkıcıyı sevmemesinden dolayı kin, haset, öfke duymak ile; ten renginin farklı olmasından dolayı kin, haset, öfke duymak arasında fark yok ki!

Bir kişi, bir müzik türü yüzünden bir kişiye psikolojik veya fiziksel şiddet uygularsa, bu onu ''daha az suçlu'' yapmayacağı gibi; ten rengi farklı diye bir kişiye psikolojik veya fiziksel şiddet uygularsa, bu  onu ''daha çok suçlu'' yapmaz.

2000 yılında doğmuş birini, o doğuncaya kadar yaşanmış şeyler için suçlayamazsın!
2000 yılında doğmuş birini, o doğarken yaşanan şeyler için suçlayamazsın!
2000 yılında doğmuş birini, o doğduktan sonra yaşanmış şeyler için de suçlayamazsın!
2000 yılında doğmuş birini, onun bizzat işlemediği yada işlenilmesine yardımda bulunmadığı hiçbir şeyden dolayı sorumlu tutamazsın!

Buradaki kilit nokta 2000 yılı değil.... 

Şimdi gelelim ''cinsiyetçiliğe''!!!

Yukarıda yazılan yazıda geçen tüm ırkçılık kelimlerini cinsiyetçilik ile değiştirin kabaca mevzuu ortaya çıkar. 

- 10 DAKİKA DÜŞÜNCE ARASI -

-- KELİMELERİ DEĞİŞTİR, OKU VE ÖYLE DEVAM ET --

İnsan dışında hiçbir türün DİŞİLERİ savunmasız değil! İstisnasız tüm varlık alemi dişi üstünlüğü üzerine kurulmuştur! 

Toprak ve tohumu düşünelim! TOPRAK - DİŞİ ; TOHUM - ERİL

Verimli, sağlam bir toprakta en bozuk ve çürük tohum bile filizlenir veya bir yarar sağlar. Ama toprak verimsiz ve bozuk olursa, tohumun kalitesinin hiçbir anlamı olmaz. 

Bir toplumun GELECEĞİ;

Kadınların eşit ücret ile çalışmalarına değil...

Kadınların eğitim derecesi ve kalitesine değil...

Kadınların gece tek başına sokakta özgürce yürüyebilmelerine değil...

Kadınların sade ve sadece AHLAKLARINA

BAĞIMLIDIR!!!

Pozitif Ayrımcılık Cinsiyetçiliktir! "Kadınların daha fazla yardıma ihtiyacı var demek değil midir?"

Kadın Doktor değil Doktor denilsin! Bilimadamı değil Biliminsanı denilsin! "Cinsiyetçi değil mi?"

Kadınlar ile Erkekler Eşittir! "Değildir, neden olsun ki?" 

Zaten topu topu 2(İKİ) Cinsiyet Var!  SADE ve SADECE 2 TANE CİNSİYET VAR!!!  DİŞİ ve ERKEK!!! 

Eşitlik derken, temel insani hakların eşit olmasından bahsediyoruz!!

Kadınlara, erkeklerden daha mı az oksijen veriliyor? 
Şaşırtıcı ama evet! 
Neden?
Erkek vücudunda daha fazla kas oranı olduğundan dolayı ciğer hacmi daha büyük ve daha fazla oksijen tüketiyor. Daha fazla yemek tüketip, daha fazla uyuyorlar hepsi kütlesel hacim ile alakalı. Ayrıca erkekler dünyada daha fazla yer kaplıyor!
O zaman hemen tüm kadınların hacmi genişletilsin!

Öyle değil, özgürlük filan diyoruz!

Kadınlar, erkeklerden daha mı az özgür??

Bir erkek çalışmaz ise mi yoksa bir kadın çalışmaz ise mi daha fazla baskı görür?
Bir erkek "yeterince" para kazanamazsa mı yoksa bir kadın yeterince para kazanamazsa mı sorgulanır?
Bir erkek mi bir kadını yoksa bir kadın mı bir erkeği koruyamazsa suçlanır?
Yolda, otobüste, parkta, sokakta, kafede vb. bir yerde ağlayan bir kadının yanında bir erkek görünce, kadının neden ağladığını düşünürsünüz?
Peki aynı şekilde erkek ağlasa ne düşünürsünüz?
Siz hiç toplu taşıma araçlarında birine yer verme oranlarına dikkat ettiniz mi? Siz hiç genç bir kadının bir erkeğe yer verdiğini gördünüz mü? Yada bir kadının bir erkeğe kapı açtığını, yol verdiğini vs. 
En kısa zamanda bir caddede yürüyen insanlara bakın, karşı karşıya gelen bir kadın ve erkekten hangisi yol vermek için hamle yapıyor?
Bir kadın ve bir erkek yolda çarpışsalar kimi suçlarsınız?

Her erkek her gün toplum içindeki kadınların çoğu tarafından ''SAPIK'' muamelesi görür. Bunun sebebi toplumdaki cinsel suçların çoğunun erkekler tarafından işlenmesidir. Ama o erkek tarafından işlendiğine dair bir bilgi olmamasına rağmen, bu muameleye katlanır.

Yani, mesele gerçekten eşitlik ise iki cinsiyette kendi paylarına düşen kadar acıyı çekiyor, kendi paylarına düşen sefayı da sürüyor.

KADIN HAKLARI kavramı bile başlıbaşına bir cinsiyetçiliktir. 

Belki de o kadar abartmamak lazımdır. Erkeklerin doğum yapamayacağı kesin olmasına rağmen KADIN DOĞUM diye bir şeyin olması gibi bir gerzekliktir...

Yine ve yeniden tekrar ediyorum; işlenen suçların ne cinsiyet ile ne de ırk ile hiçbir alakası yoktur! Suç, suçtur! Ve o birey ile alakalıdır.

İMAM tecavüz etti!

SURİYELİ evi soydu!

KADIN ŞOFÖR trafoya park etti!

LAİK MÜDÜR namazı yasakladı!

Büyük harfle yazılan yerler suç olmamasına rağmen, suçtan daha büyük öfke çekiyor.

Esas -cılık -cilik, işte bundan başka bir şey değil.

''Yine göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz ki bunda bilenler için nice ibretler vardır.'' RUM 22 

Kavmiyetçilikte çığır açmış Mekkelilere ''Rum'' isimli bir sure ile ırkçılık tokatı atan Rabbime Şükürler Olsun.

ALLAH CEZANIZI EN GÜZEL ŞEKİLDE VERSİN....