6 Ocak 2015 Salı

MONO Bİ' HİKAYE

O kadar çok koştum ki, ne için koştuğumu unuttum. Niye koşuyorum ben? Neyden kaçıyorum? Nereye yetişmeye çalışıyorum? Niye koşar ki bir insan? Tüm bu düşüncelere rağmen devam ediyorum koşmaya. Acaba şu anda neredeyim? Hiçbir fikrim yok. Tamam, sakin ol. Aşağı bak. Ne görüyorum? Birbiri ardına gidip gelen iki bacak. Yer gri. Çiğnenmiş yeşil bir sakız var yerde. Demek ki şehirdeyim. Etrafı incele. Başka ne görüyorum? Binalar, hızlı hızlı hareket eden binalar. Arabalar. İnsanlar. Bir an durup sonra aniden kaybolan insanlar. Gülmeyen insanlar. Evet, kesinlikle şehirdeyim. Peki ne işim var benim bu şehirde? Elimde bir şeylerin ağırlığını hissediyorum. Siyah bir nesne. Ağır bir siyahlık. Demir bir ağırlık. Garip şekilde beni güçlü ve güvende hissettiriyor. Sol omzum acıyor. Beyaz bir gömlek var üstümde. Bu leke de ne? Kurumuş, tenime yapışmış. Biraz pütürlü. Sıcak bir üşüme hissediyorum elimde. Hafiften karıncalanma da var. Serçe parmağımı oynatamıyorum. Allah'ım ne de çok hayvan var üzerimde! Neden durmuyorum? Neden durup neler olduğunu anlamıyorum? Niye hala koşmaya devam ediyorum? Dur. Dur! Hadi dur! Bacaklarıma hükmedemiyorum. Bunların benim bacakalarım olduğuna emin miyim?  İyice saçmalamaya başladım. Gerçekten endişeleniyorum şu an. Nereye gidiyorum? İleriye bak. Önümde ne var? Parlaklık. Sapsarı bir parlaklık. Gözüm kamaşıyor. Peki, arka. Arkamda ne var? Ne görüyorum? Hiçbir şey. Hiçbir şey göremiyorum. Karanlık arkam. Önüm çok parlak. Bir saniye, çiğnenmiş yeşil sakız. Hala aynı yerdeyim. Ama koşuyorum. Binalar yer değiştiriyor. İnsanlar da öyle. Gelip geçiyorlar. Ben neden hala aynı yerdeyim? Ne oluyor? Bir homurtu var. Biri ensemle konuşmaya çalışıyor. Gittikçe yaklaşıyor. Gitmem lazım buradan! Hadi! İlerle! Hadi! Yapamıyorum. Hala aynı yerdeyim. Homurtu ve karanlık yaklaşıyor. Hadi! Hadi! Hadi! Olmuyor. Omzum daha da acıyor. Hissizleşmeye başlıyorum. Dayan! Aynı çiğnenmiş yeşil sakız. Aynı yer. Karanlık yaklaşıyor! Korkuyorum. Bir şey ilerlememe engel oluyor. Bir ağırlık var üstümde. Elimdeki nesne. Siyah demir. Ama bana güven veren tek şey bu. Bırakamam. Beni koruyan tek şey bu. Neyden? Beni neyden koruyor? Bilmiyorum, sadece koruyor işte. Bıraksam gidebilirim. Nereye ama? Ya önümde çok daha fazla korku varsa? Ya yokoluşsa bu! Her parlaklık iyi değildir sonuçta! Karanlığın da yardımı olmuştur çoğu kez insanlığa! Ya benim burada sabit kalmam gerekiyorsa? Evet, evet. Ya öyle olması lazımsa? Neden bu nokta? Neden özellikle burası? Neden bu çiğnenmiş yeşil sakız? Bir nedeni olmalı buranın. Benim burada durmamın bir nedeni olmalı. Benim bir nedenim olmalı. Eğer sabit kalmam gerekiyorsa, neden koşuyorum öyleyse? Neden hareket halindeyim? Eğer sabit kalmam gerekseydi, o zaman dururdum sadece. Ama neden böyle? Neden? Neden? Neden?! Sus. Derin bir nefes al. Yukarıda ne var? Yukarı bak. Ne görüyorum? B...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder