3 Ocak 2015 Cumartesi

...

Artık sen de kalabalıkların arasında bir suretsin sadece.
Bu sefer emindim.
Bu sefer dedim ki kendime
O sensin diye...
Yine göründün ve kayboldun derinlere.
Belki sen hiç yoksun.
Ya da çoktan yok oldun.
Yok, yok...
Sen kesin yokluksun.
Daha ne kadar sensiz senlere mahkum edeceksin beni
Daha ne kadar rezil olacağım cahillerin dilinde
Elleri bir kez bile sevmemiş,
Sıradanlıktan kararmış kalplerde
Daha ne kadar çürüyeceğim
Bu 9,90 beyinlilerin arasında.
Beni ilginç bir televizyon programı gibi seyrediyorlar.
Sapkın hayatlarında zapladıkları bir kaç seneyim yalnızca
Susuşlarından iğreniyorum
Konuşmalarından da
Buluşlarından iğreniyorum
Alkışlarından da.
Midemi bulandırıyorlar hepsi
Hepsi beyaza küfür sebebi
Yakamoz şiirleri
Makamlı ezgileri
Dar kesim hayalleri
Yekunu tiksindiriyor beni.
Hadi, hadi boğulmak üzereyim.
Anladım yanmam lazım seni haketmem için.
Yetmez yanmam biliyorum
Kül seviyorsun sen.
Ama kül de yetmez sana anlıyorum.
Esinti gerek sana.
Sıcak bir esinti gerek.
Anlık hissedilecek, 
İç bunaltan bir yel esecek
İşte o zaman sen bana gelecek
Tek söz bile söylemeden elimden tutacaksın
Kaybolacağız birlikte bu aşırı şişirilmiş ölü balonlar diyarından
Var olacağız, 
Hiçbir gönlün tasavvur edemeyeceği
Hiçbir ömrün yetmeyeceği
O ırak ötesi ırak
Kalbimizle bizim aramız kadar yakın
Selam mekanında.
Selam Ey Sevgili
Selam Sana
Geçiktiğin puslu akşamdan
Elbet geleceğin o güzel yarınlara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder